Demir eksikliği yaşıyorsanız demir içeren besinleri tüketerek demir eksikliğini giderebilirsiniz. Demir açısından en zengin besinlerden birisi ettir. Et ve demir eksikliği arasındaki ilişkiyi bu yazımızda okuyacaksınız.




Et ve et ürünleri; sığır, koyun, keçi, kümes hayvanları, su ürünleri ve av hayvanlarının iskelet kası ve iç organlarından elde edilen ürünlerdir. Et beslenmede önemli bir yeri olan, protein bakımından zengin bir besin kaynağıdır. Et ve et ürünleri protein yönünden zengin olmalarının yanında ayrıca demir, çinko ve özellikle yüksek miktarda B1, B6 ve B12 vitaminlerini içerirler. Vücudumuzun B12 vitamini ihtiyacının tümü hayvansal kaynaklı gıdalardan temin edilmektedir. Sığır eti, kuzu eti ve karaciğer B12 vitamini zengini gıdaların başında gelir. Vitamin B12 vücutta kan oluşumunda görev alır ve eksikliğinde kansızlık diye adlandırılan anemi hastalığı oluşabilir.


Et en önemli demir kaynaklarının başında gelir. Demir oksijenin kanda dolaşımında görev alır. Demir eksikliğinde yorgunluk, baş dönmesi, konsantrasyon bozukluğu ve baş ağrısı gibi rahatsızlıklar görülebilmektedir. Vitamin C etteki demirin vücuda alınmasını kolaylaştırmaktadır. Bu yüzden et yemeklerinle beraber sebze, patates yenilmesi ve meyve suyu içilmesi demirin vücutta sindirilmesini kolaylaştırmaktadır. Siyah çay ve kahve ise demirin vücuda alınmasını negatif etkilediğinden bu içeceklerin yemek sindirildikten sonra içilmesi tavsiye edilmektedir.


Et yemeyen vejeteryanlar demir ihtiyacını hububatlardan darı, buğday, yulaf ve bunlardan yapılan ekmekler, yapraklı sebzelerden ıspanak, marul ve kurutulmuş meyve, ayçiçeği çekirdeği ve fıstık gibi gıdalarla dengeleyebilirler. Doğal beslenme ile yeterince demir alınmıyorsa bir doktor kontrolü ile demir içeren tabletler kullanılabilir. Bayanların demir ihtiyacı erkeklere oranla daha fazladır ve özellikle büyüme çağındaki vejeteryan beslenen bayanların vücuttaki demir miktarını doktor kontrolünden geçirmeleri tavsiye edilmektedir.


Kırmızı et yağsız ve aşırıya kaçılmadan yenildiği taktirde sağlık açısından bir problem oluşturmaz. Kolestrolün düzensiz etkilenmemesi için yağsız et ve et ürünleri tercih etmeliyiz. Yemek listemize balık ve kümes hayvanlarının etlerini ekleyerek hem kırmızı et tüketimini azaltmış hemde protein ihtiyacımızı farklı et çeşitlerinden karşılamış oluruz.


Etin hazırlanmasında ve pişirilmesinde nelere dikkat etmeliyiz:


--Etler kesimden sonra birkaç gün dinlendirildiğinde pişirilmesi daha kolay olur.


--Et parçalanmadan yıkanmalıdır.


--Et kızartılırken yağın kızgın olamasına dikkate etmek gerekir böylece etin yüzeyindeki gözenekler kapanmakta ve et suyu, etin içinde kalmaktadır.


--Tuz etteki suyu çektiğinden dolayı pişirmenin sonunda eklenmelidir.


--Izgara yapılırken etteki yağların ateşe düşüp yanmasıyla kanserojen maddeler oluşabilmektedir bunu önlemek için alüminyum folye ile yağların ateşe akması engellenebilir.