Yardımlaşmak hem bize hemde çevremizdeki insanlara faydalıdır. Yardımlaşmanın toplum açısından önemi hakkında bilgileri öğrenmek istiyorsanız sizler için yaptığım araştırmayı kesinlikle okumalısınız.

Yardımlaşmanın Önemi Nedir?
Mutlu toplumlar, bireyleri sağlıklı olan toplumlardır. Değişik hastalıklardan dolayı vücudundaki bazı organlar çalışmayan insanlar normal hayat süremeyebilirler. Bazen başkalarının yardımına ihtiyaç duyarlar.


Bu insanlara yapacağımız en büyük yardım, ölümümüzden sonra ihtiyacı olanlara verilmek üzere organlarımızı bağışlamaktır. ölümün kaçınılmaz olduğu hallerde, onları ölümümüzden sonra kullanılmak üzere bağışlamak insanlık, dayanışma ve yardımlaşmaya en güzel örnektir.


Organ naklinin yapılabilmesi için önceden organ bağışının yapılması gerekir. Sağlıklı bir toplum için organlarımızı bağışlamalı ve çevremizdeki insanları teşvik etmeliyiz.


Yardımlaşma ve Dayanışmanın Önemi
İnsan tek başına yaşayamadığı gibi ihtiyaçlarını da kendi başına karşılayamaz. Dolayısıyla toplumdaki kişilerin birbirleriyle yardımlaşmaları ve dayanışma içerisinde olmaları gerekir.


İhtiyacı olan insanlara para yardımında bulunmamız, iyi ve kötü günlerini paylaşmamız toplumdaki uyumu arttırır. Toplumun gücünün artmasıyla birlikte üzerimize düşen görevimizi de yapmış oluruz.


Çocuk Hakları ve Çocukların Korunması


Ülkemizde çocukların hakları Anayasamız tarafından güvence altına alınmıştır. Kimsesiz ve bakıma muhtaç çocukların bakılması ve korunmasının devlet tarafından yapılması için. ''Sosyal Hizmetler ve Çocuk Esirgeme Kurumu'' kurulmuştur. Kurumun amacı yardıma muhtaç bu çocukların koruması, bakımı ve topluma kazandırılmasıdır.


Çocukların sağlıklı büyümeleri için, ahlak ve ruh sağlığını bozacak zararlı yayınlardan da korumak gerekir. Çocuklar şiddet, kin, korku, nefret gibi duygular uyandıran yayınlardan uzak tutulmalıdır. Bu konuda anne, baba ve yayıncılara önemli görevler düşmektedir. Çocukların ,korunması, bakımı, yaşama hakkı, görüşlerini ifade etme hakkı, düşünce ve vicdan hürriyeti, eğitim hakkı imzalanan sözleşmelerle de güvence altına alınmıştır. Geleceğimizin parlak olması çocuklarımızın eğitim, öğretim, bakım ve beslenme ihtiyaçlarının yeterince karşılanmasına, onları milli duyguları kuvvetli Atatürkçü gençler olarak yetiştirmemize bağlıdır.


Sigara, alkol ve uyuşturucu gibi zararlı alışkanlıklara başlama, genellikle büyükleri taklit etme ve arkadaş ortamında kendini kanıtlama isteğine bağlıdır. Bu maddelerin hepsinin de insan sağlığına zararı olduğu gibi ekonomik ve ruhsal yönden de insanı olumsuz etkilemektedir. Özellikle alkol ve uyuşturucu bağımlılığı aile ve toplum yapısını sarsmaktadır.


Hepatit-B hastalığı, kan yoluyla (kan nakli, kirli enjeksiyon aletleri) ve cinsel temasla bulaşır. Karaciğer hastalığı oluşturma riski vardır. Tedavisi henüz bulunamamıştır. Anne ve babada aynı hastalık geni var ise, bu hastalığın çocukta görülme olasılığı çok yüksektir. Kalıtım yoluyla ortaya çıkan bu hastalıkların aynı soydan gelen insanlarda daha yaygın olduğu görülür.


Dolayısıyla aynı hastalık genini taşıyan yakın akrabaların birbirleriyle evlenmeleri durumunda, aynı hastalığın doğacak çocuklarında görülme olasılığı yüksektir. Bu nedenle sağlıklı bir toplum için akraba evliliklerinden kaçınmalıyız.


AIDS de gençliği tehdit eden bir diğer hastalıktır. Kan yoluyla ve cinsel temasla geçer. Vücudun başka hastalıklara karşı direncini kırarak ölüme yol açar. Tedavisi yoktur. AIDS virüsü taşıyan anneler, hastalık anneden bebeğe geçtiği için çocuk sahibi olmamalıdırlar.


Gençliği tehdit eden bu tehlikelere karşı gençler uyarılmalı ve bilinçlendirilmelidir. Bu amaçla basın ve yayın kuruluşları bu konulara değinmekte, hastalıklarla ilgili okullarda seminerler düzenlenmektedir.